Özbüker Hafriyat

          3 kuşaktır süren meslek
     Yaptıklarıyla övünen çok insan vardır... Yarattıkları eserlerle anılmak, takdir edilmek onlara gurur verir...
     Selahattin Özbüker yıkıcı bir adam! Yaşamı yıkıcı faaliyetlerde bulunmakla geçiyor. Babası Gül Mehmet Özbüker, kendisi Selehattin Özbüker  ve oğlu Mehmet Özbüker şuan  bu tür faaliyetler içerisindeydi. Üç kuşak boyunca İzmir'i yıkıp geçtiler.

     Selahattin Özbüker son yıkıcı. Alsancak, Güzelyalı, Hatay, Karşıyaka kısacası İzmir'in büyük bir bölümünde yıkılan binaların altında hep onun imzası var. yıktığı yerleri gösterirken her defasında gözleri parlıyor ve haklı bir gurur duyuyordu. "Burası 5 katlı bir binaydı. Ben yıktım, yerine 9 katlı iş hanı yapacaklar. Müteahhitler yaptığıyla övünecek ve kazanacaklar. Ben yıktığımla...

     1922'de  Bayburt'tan İzmir'e gelmiş Özbükerler. Bir daha da dönmemişler. Harabeye dönmüş, yıkılmış bu şehirde yeni bir iş kolu geliştirmişler.

     Babasının ilk deposunun Çankaya'da şimdiki Babadan Oteli olduğunu belirten ve Babadan Otelini yıkan yerine işhanı yapıldığını söyleyen Selahattin Özbüker, sonraki yıllarda özellikle Behçet Uz'un başkanlık döneminde belediyenin teşvikiyle eski binaları yıkıp şehrin düzenlenmesinde katkıları olduğunu söyledi. Babadan oğula devam eden yıkım faaliyetlerini 70 yıldır aralıksız sürdüren Özbükerler, Marmaris meydanda bulunan,8 katlı Tansaş ve otoparkın yıkımı,Bodrumda bulunan 6 katlı otel yıkımı,Balıkesirde bulunan yanan yatak fabrikası yıkımı,İzmir kordonda bulunan 10 katlı eski Yapıkredi binasının yıkımı,İzmir Bayraklıda bulunan Folkart Tower 30.000 m2 bina yıkımı,95.000 m3 hafriyatı yapılması Körfezi çevreleyen binaların hemen hemen tümünü yerle bir ettiler ve apartmanların çıkmasına yardımcı oldular.
    
     Nerede bir bina yıkılsa SELAHATTİN ve MEHMET ÖZBÜKER  tabelası mutlaka gözümüze çarpar. Özbüker'ler 3 kuşak boyunca İZMİR'i yıkan bir aile...